Kur'an

Kur'an « Dinler Tarihi



İslâm dininin ana kurallarını insanlara bildiren Kur'an, Hz. Muhammet'in konuştuğu Arap dilinde inmiştir. Ancak, Arap diliyle bildirilmiş olması onun yalnız Arap ulusuna gönderildiğini göstermez. Kur'an'ın içinde de belirtildiği gibi Tanrı, kendi evrenselliğine uygun olarak onunla bütün insanlığa hitap eder. Kur'an'ın amacı bütün insanları iyiye, doğruya yöneltmek, kötülüklerden kurtarmaktır.

Kur'an'ın İnişi

Kur'an, Hz. Muhammet 40 yaşına bastığı sırada, Allah tarafından ona peygamberlik gönderildiği zaman indirilmeğe başladı. «İkra» (oku) buyruğuyla başlayan ilk vahiy, peygambere Mekke'de geldi. İlk vahyin inişi 610 yılına rastlar. Kur'an bir defada inmemiş, ayrı zamanlarda ayrı olaylar vesilesiyle parça parça inmiş ve Hz. Muhammet'in Medine'de ölümüne kadar devam etmiştir.

İlk ayetin indiği geceye «Kadir Gecesi» denir. Ramazan'ın 27. gecesine rastlayan bu gece, her türlü günahtan uzak durulur ve bütün Müslümanlarca Tanrı'ya ibadetle geçirilir. Kur'an'da 114 sure içinde 6,666 ayet vardır. Bazen bir surenin bütünü, bazen de bir kısmı indirilmiştir. Surelerin inişiyle o zamanki Arap toplumunda geçen olaylar arasında kesin bir bağlantı vardır.

Vahyolunan Sureler

Hz. Muhammet kendisine vahyolunan sure veya ayetleri çevresinde bulunanlara okur, onlar tarafından iyice ezberlenmesini sağlardı. Peygamber okuyup yazma bilmezdi. Ama ayetler belleğine öyle yerleşirdi ki, onu bir daha unutmaz, yıllarca sonra bile onları bir hecesini değiştirmeden tekrarlardı. Zamanla vahyolunan bütün sureler hafızlar tarafından ezberlendi. Bunlardan bir kısmı ezberledikleri sureleri papirüslere, deri ve kemik parçalarının üstüne yazdılar. Peygamberin ölümünden sonra bunları toplamak gereği doğdu.



(Solda) Elyazması «Kur'an»lar, yazı (hat) ve süsleme sanatlarının olağanüstü gelişme alanı olmuştur. Hattatlar ve süsleme sanatçıları, en kalıcı eserlerini bu alanda vermişlerdir.

(Ortada) Türk hat sanatının büyük ustası Hafız Osman (1642-1698) tarafından 300 önce yazılmış olan bu Kur'an, ayrıca tek nüsha olduğu için, paha biçilmez değerdedir.

(Sağda) Reyhani yazı ile yazılmış, XIV. yy. eseri bu «Kur'an»ın, kimin eseri olduğu bilinmemektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü Türk Yazı Sanatları Müzesi, İstanbul.

Kur'an'ın Toplanışı

İlk defa halife Ebubekir Kur'an'ın surelerini yazılı olarak toplatmağa koyuldu. Onun ölümünden sonra halife Ömer aynı işi sürdürdü. Ama Kur'an'a bugünkü şeklini veren halife Osman oldu. Osman, güvenilir ilk beş nüshayı ve Kur'an'ı ezberinde tutan güvenilir hafızları biraraya getirdi. Bir kurul sürekli ve sabırlı bir çalışmayla bunları gözden geçirerek karşılaştırdı.

Kur'an'a bugünkü düzenini verdi. Osman elde edilen nüshayı hattatlara yazdırdı, böylece Kur'an kesin biçimini alınca, ileride herhangi bir kuşkuya ve uyuşmazlığa yol açılmaması için bütün öteki nüshaları yok ettirdi. Kur'an'ın anlamını değiştirmeden okunabilmesi için hareke denen yazı işaretleri bulunarak harflerin üstüne, altına, yanına eklendi.

Kur'an'ın Özellikleri

Kur'an her vesileyle okunabilir. Mevlit törenlerinde, ölülerin başında v.b. Kur'an okumak âdettir. Osmanlı devrinde Topkapı Sarayı'nda «Kutsal Emanetler»in bulunduğu dairede 1517'den 1924'e kadar 407 yıl, bir dakika ara verilmeden Kur'an okunmuştur. Bu işi 24 hafız paylaşıp sırayla yaparlardı.

Kur'an'ı okuma ilmine «tecvit» denir. Yanlış okumayı önlemek için Kur'an'lar harekeli olarak basılır. Kur'an Müslümanlarca büyük saygı görür. Müslümanlar abdestsizken Kur'an'a dokunmaz, Kur'an dinlemezler. Kur'an çok eski zamandan başlayarak birçok dile çevrilmiştir. Dünyada İncil'den sonra en çok basılan ve başka dile çevrilen kitap odur.