İlginç olaylar

Kriz Yaratan Tartışma « İlginç olaylar

Cumhurbaşkanı Başbakana Ağır Konuştu, Böyle Oldu! 19 Şubat 2001, Ankara 19 Şubat 2001 Pazartesi günü "Türkiye'nin asıl iktidar odağı" olarak değerlendirilen Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) Şubat ayı olağan toplantısı vardı. Her zamanki gibi Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında Çankaya Köşkü'nde yapılan toplantı bu kez çok kısa sürmüştü. Sabah 9.45'te başlayan toplantıyı Başbakan Bülent Ecevit ve diğer bakanlar 15 dakika sonra terk etmişler, Köşk'ün çıkışında gazetecilere açıklama yapmaya yönelen Ecevit'i Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz engelleyerek "Başbakanlığa gidelim, orada gereken açıklamay... Devamı »»»

Demirel'i Kim Kurtaracak? « İlginç olaylar

'Baba'yı Kim Kurtaracak? Nisan 2000, Ankara 18 Nisan 1999 seçimlerinin ardından kurulan Bülent Ecevit başkanlığındaki üç partili koalisyon hükümeti bir yıl sonra Nisan 2000'de belki de en zor günlerini geçiriyordu. Birçok kişi hükümetin kendi kendine büyük bir sorun yarattığını ve altında kaldığını düşünüyordu ama kazın ayağı pek öyle değildi. 1993'te Özal'ın ani ölümüyle başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına atlayan Türkiye'nin en kıdemli politikacısı Süleyman Demirel'in görev süresi Mayıs 2000'de doluyordu. Anayasaya göre cumhurbaşkanları 7 yıl için seçiliyordu ve bir daha seçilmeye hakları ... Devamı »»»

Çevik Bir Olayı « İlginç olaylar

Kod Adı 'Çevik Bir'! Aralık 1999, İstanbul-İzmir Türkiye'de şimdiye kadar başarıya ulaşmış dört askeri müdahalenin de bilinen liderlerinin ötesinde öne çıkardığı isimler vardır. Kamuoyunun darbenin "asıl beyni" olarak gördüğü ve parlattığı bu isimlerin siyasi ihtirasları darbe döneminin sonrasında da bazı roller üstlenmeye onları zorlar; 27 Mayıs 1960 ihtilalinde bildiriyi radyodan okuyan ve daha sonra Başbakanlık Müsteşarı olarak 14'lerin tasfiyesine kadar "fiilen başbakanlık" yapan Albay Alpaslan Türkeş bu isimlerden ilkidir. 12 Mart'ta Hava Kuvvetleri Komutanı "Uçan General" Muhsin Batur... Devamı »»»

Körfez Savaşı ve Özal « İlginç olaylar

Körfez Savaşı ve Özal'ın 'Vizyonu' Ocak-Şubat 1991, Irak Kasım 1989'da TBMM'de sadece partisi ANAP'ın oylarıyla cumhurbaşkanlığına seçilerek 12 Eylül'ün lideri Kenan Evren'in yerine Çankaya Köşkü'ne çıkan Turgut Özal gerçekten de alışılmadık davranışları olan farklı bir siyasal kişilikti. Farklılığı yazın üzerinde tişört, altında şortla askeri birlik denetlemesinden, karısı Semra Özal'la elele arabesk şarkılar söylemesinden veya Red Kit okumasından kaynaklanmıyordu. Soğuk Savaş bitip de "küreselleşme" veya "yeni dünya düzeni" adı verilen yeni uluslararası koşullarda ABD'nin kesin egemenli... Devamı »»»

Turgut Sunalp Olayı « İlginç olaylar

Turgut Sunalp'in MDP'si Sondan Birinci Kasım 1983, Ankara 1982 yılında Anayasanın referandumda yüzde 92 gibi yüksek bir oyla kabul edilmesi ve bu arada Kenan Evren'in de devlet başkanlığına seçilmesinin ardından 12 Eylül cuntası en başta söz verdiği gibi "demokrasiye dönüş" adımlarını atmaya başlamak zorundaydı. Evet, kendilerine çok yakışan bir Anayasayı millete armağan etmişler ve Anayasa oylamasının kuyruğuna ekledikleri bir maddeyle de Kenan Evren'in cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamışlardı. Anayasaya bu kadar yüksek oranda oy çıkması "millet bir an önce gitsinler diye oy verdi" biçimind... Devamı »»»

Banker Skandalı ve Özal « İlginç olaylar

Banker Skandalı ve Özal'ın Önlenemeyen Yükselişi Temmuz 1982 Yarım yüzyılda 17 kez IMF ile stand-by veya çerçeve anlaşması imzalayarak ekonomisinin içine sürüklendiği krize çare arayan, istikrar önlemleri uygulayan Türkiye 1970'li yılların sonlarında yine bir ekonomik kriz içine girmiş ve kurtuluşu Turgut Özal'da bulmuştu. 1980 yılı başında bir azınlık hükümeti kuran Süleyman Demirel, Özal'ı da tam yetkiyle ekonomi yönetiminin başına getirmiş ve o da daha sonra "24 Ocak kararlan" diye anılacak bir istikrar paketini uygulamaya koymuştu. Her zaman olduğu gibi "kemer sıkma" politikasına dayana... Devamı »»»

Eski Liderlere Yasak « İlginç olaylar

Eski Liderlere Siyaset Yasağı 12 Eylül 1980 sonrası 12 Eylül 1980 Cuma günü sabaha karşı iktidara el koyan "Milli Güvenlik Konseyi" ordunun en üst komuta kademesini oluşturan Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarından meydana geliyordu. Ordunun "emir-komuta zinciri içinde ve emirle gerçekleştirdiği" açıklanan ve adına "Bayrak Harekatı" denilen bu darbeyle Demirel'in 1980 yılı başında kurduğu azınlık hükümeti devrilmiş ve ordu 27 Mayıs 1960'tan sonra ikinci kez iktidarı doğrudan ele almıştı. 12 Mart 1971'deki muhtıra darbesinde parlamento açık kalmış ve komuta kademesinin istediklerini ay... Devamı »»»

Çoban ve Karaoğlan « İlginç olaylar

Çoban Sülü, Karaoğlan'a Karşı 1974, Ankara 12 Mart dönemi diye adlandırılan süreçten çıkış 14 Ekim 1973 seçimleriyle oldu. Solun üzerinde terör estiren ve toplumsal muhalefeti baskı altına alan bu dönemin sonunda yapılan seçimler Bülent Ecevit'in liderliğindeki CHP'nin zaferiyle sonuçlandı. 1950'de başlayan çok partili sistemde CHP ilk kez bu kadar oy alarak ve seçimlerden birinci parti olarak çıkıyordu. 12 Mart döneminin baskı ve zulmü karşısında tüm toplumsal muhalefet güçleri, tüm sol hareket "demokratik bir söylem" tutturan Ecevit'in CHP'sini destekliyordu. Dağlara taşlara yazılan "Hal... Devamı »»»

Keramet Üniformada « İlginç olaylar

Keramet Üniformada Mart 1973, Ankara 1960'lı yılların ikinci yarısı sol hareketin genel bir yükselişine de tanıklık ediyordu. 1965'den 1971'e kadar Adalet Partisi'nin tek başına iktidar olduğu bu yıllarda daha sonraki dönemlerde Süleyman Demirel'in her fırsatta övünerek işaret ettiği bir ekonomik kalkınma hızı (ortalama yüzde 7) ve düşük enflasyon (ortalama yüzde 5) vardı. Bu koşullar kitleleri elindekiyle yetinmemeye, daha fazlasını talep etmeye teşvik ediyordu. 1961 Anayasasının sağladığı demokratik hak ve özgürlükler de bu mücadelenin yasal ve meşru yollardan yürütülmesine olanak sağlıyo... Devamı »»»

Erbakan'ın Azmi « İlginç olaylar

Erbakan'ın Azmine Şapka Çıkarılır 1971-1998, Ankara Cumhuriyetin kuruluşundan üç yıl sonra, 29 Ekim 1926'da doğan Necmettin Erbakan, yaşı kemale erip de politikaya başladığında cumhuriyetin canını az sıkmadı. Kuruluşundan itibaren kendisine başlıca üç düşman belirleyen cumhuriyet, "komünizme, bölücülüğe ve şeriata" karşı bitmez tükenmez mücadeleler içinde şekillendi, gelişti, olgunlaştı. "Ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün" olan cumhuriyet sık sık "milli birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğu günler" yaşamak zorunda kaldı ve özellikle bu günlerde kabak bu düşmanların başına patladı. ... Devamı »»»

İhtilalci Albay « İlginç olaylar

İhtilal Yapmadan Duramayan Albay 22 Şubat 1962 - 21 Mayıs 1963, Ankara 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren cuntanın ilk örgütleyicilerinden olan Kurmay Albay Talat Aydemir tam bu tarihte Kore'deki Türk birliğinde görevli olduğu için fazla ön plana çıkamamış dolayısıyla Milli Birlik Komitesi (MBK) içinde yer alamamıştı. Ancak MBK üyelerinin birçoğu yakın arkadaşıydı ve darbeden üç ay kadar sonra Türkiye'ye döndüğünde Ankara'daki Harp Okulu Komutanlığı'na atanarak kritik bir göreve getirilmişti. Harbiydiler cunta içi iktidar mücadelelerinde ve yeni darbe girişimlerinde son derece önemli bi... Devamı »»»

14'lerin Tasfiyesi « İlginç olaylar

14'lerin Tasfiyesi 13 Kasım 1960, Ankara On yıldır, 14 Mayıs 1950'den beri iktidarda bulunan Demokrat Parti'yi 27 Mayıs 1960'da devirerek iktidara el koyan darbe ordu içinde daha çok alt kademe subaylarına dayanan bir cuntanın eseriydi. Daha sonraki 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980'de olduğu gibi "emir-komuta zinciri içinde" gerçekleşmeyen bu hareket, sadece iktidar partisine karşı değil ama aynı zamanda onunla işbirliği içinde olan ordunun yüksek komuta kademesine karşı da sert davranacak ve daha ilk adımdan itibaren Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ve kimi generalleri de gözaltın... Devamı »»»

Çocuğunu Tanımadı « İlginç olaylar

SCF Ancak Üç Ay Dayanabildi Ağustos-Kasım 1930, Ankara Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'nın yakın arkadaşı Fethi Okyar'a kurdurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın (SCF) Türkiye'deki tek partili rejimin denetlenmesine yardımcı olacak "güdümlü bir muhalefet" deneyimi olduğuna hiç kuşku yoktur. TpCF'dan farklı olarak kendiliğinden ve doğal bir sürecin ürünü olarak değil yapay ve doğrudan doğruya Mustafa Kemal'in "teşvik, ısrar ve tasvipleriyle" kurulan SCF ilk muhalefet partisi kadar da dayanamamış ve üç ay sonra kendi kendini feshetmeye zorlanarak tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Gerek d... Devamı »»»

Kansız İnkılap Olmaz « İlginç olaylar

'Kansız İnkılap Ebedileştirilemez' Kasım 1924 - Haziran 1925, Ankara Ünlü sözdür, her devrimin kendi evlatlarını yediği söylenir. Devrimden sonra kurulan yeni rejimin içinde patlak veren iktidar mücadeleleri gerçekten de şu veya bu ölçüde tasfiyelere yol açmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra yeni Türk devletinin kuruluşuna yol açan milli mücadelenin önder kadrolarından bir kısmının kurduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın sonu da "Devrim evlatlarını yer" sözü çerçevesinde değerlendirilebilir. 1924 yılı yeni Anayasanın da kabul edildiği bir yıl ve 29 Ekim 1923'te ilan edilen cumhuriy... Devamı »»»

Enver Paşa Türkistan'da « İlginç olaylar

Enver Paşa'nın Türkistan Macerası Ağustos 1922, Buhara 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı'nı kaybeden devletler arasında yer aldığını kabul ediyordu. İmparatorluk parçalanıp, tarih sahnesinden çekilecekti. Ancak imparatorluğu bu savaşa sokan ve savaş sırasında da yönetimini ellerinde tutanların l Kasımı 2 Kasıma bağlayan gece bir Alman denizaltısıyla Kırım'a doğru yola çıkarken bu gerçeği kavradıkları pek söylenemez. Daha sonra Avrupa, Rusya, Kafkaslar ve Orta Asya bozkırlarında geçen yıllarına ve serüvenlerine bakıldığında bu durum ... Devamı »»»

Bakü'ye Dönemeyen Lider « İlginç olaylar

TKP Lideri Bakü'ye Dönemedi 28/29 Ocak 1921, Trabzon açıkları Dağılmakta olan Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde iyi yetişmiş aydınlardan biri olan Mustafa Suphi İstanbul Hukuk Mektebi'ni bitirdikten sonra 1910'da Paris'e giderek Siyasal Bilgiler Yüksek Okulu'nda öğrenim gördü. Paris'te bulunuşu sırasında milliyetçi akımlardan etkilenen, Türkçü düşünceler savunan ve o arada İttihat ve Terakki'nin yayın organı Tanin gazetesinin muhabirliğini de yapan Mustafa Suphi İstanbul'a döndüğünde önceleri İttihatçıları destekledi. Ama daha sonraları İttihatçıların uyguladıkları baskı politikalarına ... Devamı »»»

Çerkez Ethem Olayı « İlginç olaylar

Çerkez Ethem Yunan Ordusuna Sığınıyor Ocak 1921, Kütahya civarı Çözülmekte olan bir devlet sisteminin yerine bir yenisi doğarken ve bu arada esas olarak halkın gönüllü katılımına dayanan yeni bir askeri örgütlenme biçimlenirken geçmişin profesyonel kadroları dışında yeni askeri önderler ortaya çıkar. Henüz düzenli ordunun olmadığı veya varolan askeri kuvvetlerin bu tür bir örgütlenme modeline ulaşmadığı koşullarda ancak bir gerilla mücadelesinden söz edilebilir. Daha önce askerlikle profesyonel bir ilişkisi olmamasına karşın doğal askeri yetenekleri ve cesaretleriyle sivrilerek gerillalara... Devamı »»»

Nazır Olamayınca « İlginç olaylar

Fiyaskonun Böylesi Herkese Nasip Olmaz! Kasım 1918, İstanbul- Ekim 1923, Ankara Yirminci yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğunun başkenti İstanbul'daki Erkan-ı Harbiye'den mezun olan genç subayların birçoğu gibi Mustafa Kemal de ülkesinin içinde bulunduğu koşullardan hiç memnun değildi ve günün birinde bu durumu değiştirecek cüretkar düşüncelerle haşır neşirdi. Hatta bunları kimi arkadaşlarıyla da paylaşmış ve yazılı hale de getirmişlerdi. Harbiye'de okudukları sırada Manastır'dan arkadaşları Ali Fuat, Ömer Naci, İsmail Hakkı ile 1904 yılında el yazması bir gazete çıkarmaya kadar işi ile... Devamı »»»

Soğuktan Ölen Askerler « İlginç olaylar

'Kuvve-i Külliye Mahvoldu' Aralık 1914, Sarıkamış Yirminci yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliği dağıldığında Türkiye Cumhuriyeti'nin önde gelen simaları "Adriyatik'ten Çin denizine kadar bir Türk Dünyası"nın doğduğundan sıkça söz etmeye başlamışlardı. Bu kadar geniş bir coğrafyada etkin bir güç olmak, bir hegemonya sağlamak düşüncesi hemen herkesi heyecanlandıran bir hülya idi. Daha sonra bunun hiç de kolay bir iş olmadığı görülecekti. Ama aynı hülyayı yüzyılın başında daha büyük bir inançla görenler de vardı ve çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğunu böylesine bir coğrafyaya yayılan bir Tü... Devamı »»»

31 Mart Vakası « İlginç olaylar

31 Mart Vakası ve Abdülhamit'in Tahttan indirilmesi Nisan, 1909 Tarih sahnesinden çekilmeye hazırlanan Osmanlıların son döneminin en önemli hükümdarı olduğu söylenebilecek II. Abdülhamit'in bir tür "şark kurnazı" olduğuna da fazla itiraz gelmeyebilir. Yeni Osmanlılara meşrutiyet ilan etme sözü vererek V. Murad'ın yerine tahta çıkarılan II. Abdülhamit daha sonra ilk fırsatta Anayasayı askıya alıp, Meclisi fesh etti. Ve 30 yılı aşan bir süre Osmanlı İmparatorluğunu tam bir otokrat olarak yönetti. Kimilerine göre "imparatorluğu batıran", kimilerine göre ise "kurtaran" "Kızıl Sultan" Birinci Me... Devamı »»»

Çırağan Sarayı Baskını « İlginç olaylar

Ali Suavi'nin Çırağan Sarayı Baskını 20 Mayıs 1878, İstanbul Halk arasında "93 Harbi" diye bilinen Osmanlı-Rus savaşı 24 Nisan 1877'de başladığında Osmanlı orduları doğrusu iyi savunma savaşları vermişlerdi. Kars'ta Ahmet Muhtar Paşa, Plevne'de ise Gazi Osman Paşa'nın gösterdikleri başarılara rağmen sonuçta savaş Rusların zaferiyle bitmişti. Plevne'nin teslim olmasından sonra hızla Edirne'ye inen Ruslarla 3 Mart 1878'de Ayestefanos (Yeşilköy) antlaşması yapılmıştı. Bu yenilginin sorumluluğunu Meclis-i Mebusan'a yıkan padişah II. Abdülhamit 23 Aralık 1876'da ilan ettiği Anayasayı askıya ala... Devamı »»»

Kendi Anayasasının Kurbanı « İlginç olaylar

Mithat Paşa Kendi Anayasasının İlk Kurbanı Oldu 1877, İstanbul 19. Yüzyılın son çeyreğine doğru ilerlenirken hala üç kıtaya yayılmış dev bir imparatorluk olan Osmanlı devleti de ayakta durmakta zorlanıyordu. Aslında yüzyılın başından beri bu duruma çare aranıyor ve bulunmuş gibi de görünüyordu; Batı Avrupa'nın yönetsel modeli Osmanlı'ya uyarlanacaktı. Ancak sonuçta kapitalizmin siyasal üst yapısı olarak nitelendirilebilecek bir modelin uyarlanmasıyla imparatorluğun kurtulması doğrusu pek mümkün değildi. Gelişmekte olan kapitalizm, uluslararası bir sistem haline gelirken dünyayı da yeniden ş... Devamı »»»

Üç Aylık Saltanat « İlginç olaylar

V. Murad'ın Üç Aylık Saltanatı Haziran-Ağustos 1876, İstanbul 622 yıl hüküm süren Osmanlı İmparatorluğunun 36 padişahından biri olan Sultan V. Murad en kısa süreyle tahtta kalan ve hatta Eyüp Sultan Camii'nde kılıç kuşanma töreni yapılmayan tek padişahtır. Büyük umutlarla tahta çıkarılmış ama üç ay sonra da indirilmiştir. Sultan Abdülmecid'in oğlu olan V. Murad babası ölüp de amcası Abdülaziz tahta geçince veliaht oldu. 17. Yüzyılın sonunda tahta çıkan I. Ahmed'den bu yana, yani iki yüz elli yılı aşkın bir süredir Fatih Sultan Mehmed'in kardeşlerin öldürülmesini öngören kanunları uygulanm... Devamı »»»

Hasta Adam Çok Yaşadı « İlginç olaylar

Rus Çarı I. Nikola Fena Çuvalladı Ocak 1853, St. Petersburg Aralık 1825'te Petersburg'da muhafız birliği kendisine bağlılık yemini ederken patlak veren Dekabristlerin ayaklanmasından canını ve tahtını zor kurtaran Rus Çarı I. Nikola'dan sonra, hüküm sürdüğü 30 yıl boyunca Rusya'yı ilerleten bir adam olmamıştı. Tam tersine Rus tarihi içindeki değerlendirilmesinde kendisi için söylenen şey "Rusya'nın gelişmesini donduran Çar" olacaktı. Ama buna rağmen bu Rus Çarı onu, bunu "hasta" ilan etmekten adeta zevk alıyordu. Kendi ülkesinin sorunlarına ne kadar vakıf olduğu ayrı bir tartışma konusu o... Devamı »»»

II. Mahmut Fiyaskosu « İlginç olaylar

II. Mahmut'tan Yunan İsyanına Destek Nisan 1821, Fener Patrikhanesi Alemdar Mustafa Paşa Rumeli askeriyle Topkapı Sarayı'nın kapısına dayandığında padişah IV. Mustafa hem III. Selim'in, hem de II. Mahmut'un öldürülmesi emrini vermişti. Selim öldürüldü ama Mahmut haremdeki kadınların yardımıyla kurtuldu ve ardından tahta geçti. Napolyon'un çağdaşı olan II. Mahmut, Fransız imparatorunun Rusya'nın üzerine yürümesinden memnundu. Napolyon'un başarıları yüzyıllardır Ruslarla savaşmakta olan Osmanlıların işine geliyordu. Dolayısıyla Fransızlarla Osmanlıların ilişkileri bu dönemde hayli gelişecekt... Devamı »»»

Osmanlı Magna Cartası « İlginç olaylar

Bu Topraklarda 'Sivil Sözleşme' Dediğin Böyle Olur! Ekim 1808, İstanbul Tahtta III. Selim'le 19. yüzyıla giren Osmanlı İmparatorluğu 1789'da gerçekleşen Fransız Devrimi'nin tüm Avrupa'ya yaydığı rüzgarlardan etkileniyordu. Zaten oldukça uzun bir zamandır sürmekte olan "yenileşme" ve "modernleşme" çabaları III. Selim'le birlikte yeni boyutlar kazanıyordu. Uzun zamandır askeri bir örgütlenme olarak etkinliğini yitirmiş olan Yeniçeri Ocağı yerine kurulan Nizam-ı Cedid, yani "Yeni Düzen" adını taşıyan ordu sadece askeri açıdan değil bütün bir toplumsal düzen açısından da bir mesajı içeriyordu. ... Devamı »»»

İngiliz Elçisinin Yanlışı « İlginç olaylar

İngiliz Elçisinin Yanlış Hesabı Büyükada'dan Döndü Şubat 1807, İstanbul açıkları Türkiye'nin Ekim 1998'de Suriye'ye uyguladığı ve Abdullah Öcalan'ın ülkeden çıkarılmasını sağlayarak istediği sonucu da aldığı "silahlı diplomasi" tarihte büyük devletler tarafından zaman zaman uygulanan bir yöntemdi. Silahlı kuvvetlerin açıkça harekete geçirilip savaş tehdidi ile üzerine yürünülen ülke daha zayıf veya o anda savaşa hazır değilse ödün vermek, geri adım atmak zorunda kalırdı. Türkiye 20. yüzyılın sonunda bunu ilk kez uyguladı -ve böylece "büyük devlet" olduğuna belki kendisi de inandı- ama başk... Devamı »»»

Patrona Halil Ayaklanması « İlginç olaylar

Patrona Halil Ayaklanması 28 Eylül 1730, İstanbul 18. Yüzyılın başlarında III. Ahmed'in saltanatı dönemindeki 'Lale Devri' Osmanlı tarihi içinde genellikle küçümsenerek ve İstanbul'daki yönetici elitin kendini kaptırdığı zevk ve eğlenceler öne çıkarılarak değerlendirilir. Saray ve çevresinin sefahate dalması bir gerçekse de bu durum ilk kez böyle olmuyordu. Saray her dönemde benzer bir yaşam sürüyor ancak bunu duvarların arkasında yapıyordu, ahalinin gözü önünde değil. Tabii böylesi bir yaşam tarzının sarayın ve hanedanın dışına doğru genişleyen bir çevreye yayılması kolay değildi. 'Lale ... Devamı »»»

Viyana'yı Kurtaran Kibir « İlginç olaylar

Viyana'yı Kurtaran Kibir ve Açgözlülük 1683, Viyana önleri 16. ve 17. Yüzyıllarda Avrupa'nın kaderi iki hanedanın elindeydi; Habsburglar ve Osmanlılar. Habsburgların başkenti Viyana aynı zamanda Avrupa'da Osmanlı askerinin görülebildiği son nokta idi. Viyana'nın Osmanlılar tarafından fethedilmesi sadece en önemli rakip hanedanının tasfiyesini getirmekle kalmayacak Orta Avrupa'dan Batı Avrupa'ya doğru Türklere yeni bir yayılma alanı da açılacaktı. Ve böyle bir durumda hiç kuşkusuz Avrupa'nın tarihi çok farklı şekillenecekti. Viyana'nın fethine ilk kalkışan Kanuni Sultan Süleyman oldu. 1529... Devamı »»»

Tımar Sisteminin Tasfiyesi « İlginç olaylar

Tımar Sisteminin Tasfiyesi 16. Yüzyıl sonlan, Anadolu 16. Yüzyıl, yani Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemi, Osmanlı İmparatorluğunun en parlak devri olarak kabul edilir. Ama her çıkışın bir inişi vardır ve zirve aynı zamanda inişin de başladığı en yüksek noktadır. Nitekim 'Muhteşem Süleyman'ın son zamanları ve ardından gelenlerle birlikte Osmanlı da inişe geçmeye başlayacaktır. Bu durumun ise çeşitli ve dış nedenleri vardır. İnişe geçiş, hem uluslararası, hem de yerel koşullara bağlı olarak ortaya çıkan gelişmelerin ürünü olan nesnel bir süreçtir. Her şeyden önce Osmanlı İm... Devamı »»»

Elçiye Kötü Davranılmaz « İlginç olaylar

Macarlar Kanuni Sultan Süleyman'ı 'Kuzu' Sandılar 1520'ler, Orta Avrupa 1512'den 1520'ye kadar sekiz yıl süren saltanatı sırasında Batı'ya, Avrupa'ya hiç sefer yapmamış olan Yavuz Sultan Selim Osmanlı'nın doğu ve güney sınırlarıyla uğraşmış, İran ve Mısır seferlerine çıkmıştı. Öldüğünde tam da Macaristan'a doğru bir sefere çıkmak üzereydi ve padişahın tuğları ilk kez Edirne kapısına konmuştu, yani ordu Avrupa'ya doğru yola çıkıyordu. Osmanlılarla büyük bir savaş olmadan geçen bu dönemde rahat bir nefes alan Avrupalılar uzaktan korkuyla seyrettikleri ve "aslan" gibi diye nitelendirdikleri Ya... Devamı »»»

Fatih'in Çocukları « İlginç olaylar

Fatih Sultan Mehmed'in Oğullarının Taht Kavgası 1481-1494, Anadolu, Mısır, Rodos, Fransa, İtalya II. Mehmed, İstanbul'u alarak Bizans İmparatorluğuna son vermiş ve tarihe "Fatih" unvanıyla geçerken Osmanlı devletini "imparatorluk" haline getiren padişah olmuştu. Ayrıca büyük dedesi Yıldırım Bayezid'ın Timur'a yenilmesinden sonra Osmanlı devletinin karşı karşıya kaldığı dağılma tehlikesi ve on yıldan fazla süren "Fetret Devri" sırasında şehzadeler arasında çıkan taht kavgalarının bir daha tekrarlanmaması için "kardeş katline" olanak tanıyan bir "kanunname" de yapmıştı. Nitekim daha sonra bu ... Devamı »»»

Okumayı Bilmek Tehlikelidir « İlginç olaylar

Yıldırım Bayezid'dan Timur'a Mektuplar 1402, Ankara Okuma yazma bilmek her zaman işe yaramayabilir, hatta padişah bile olsa bazen insanın başını derde sokup, hayatına bile mal olabilir! Nitekim okuma yazma bilen ilk Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'ın Timur'a yazdığı hakaret mektupları nedeniyle canından olduğu tarihsel rivayetlerden biridir. Yıldırım Bayezid ilklerin adamıdır; ilk okuma yazma bilen padişah olmasının yanı sıra kardeş kanı döken, savaşta esir düşerek can veren ve İstanbul'u kuşatan ilk Osmanlı padişahıdır. Babası I. Murad, Kosova'da Haçlılara karşı kazandığı zaferden so... Devamı »»»

Bolu Dağı Fiyaskosu « İlginç olaylar

Tünel Açmak Demir Dağı Eritmekten Zormuş MÖ 800, Ergenekon- MS 2000, Bolu civarı Orta Asya'daki eski Türklerin dilinde "sarp dağ yamacı" anlamına gelen Ergenekon'la ilgili destanı bilmeyen yoktur. Türklerin yeniden doğuşunu ve çoğalarak Orta Asya'ya egemen oluşlarını anlatan bu efsanenin adı aynı zamanda Soğuk Savaş döneminde NATO ülkelerinde kurulan gizli anti-komünist örgütün, kontr-gerillanın Türkiye'deki kolunun adı olarak da gündeme gelmiştir, ama şu anda konumuz bu değil. Ele alacağımız konu, günümüzden yaklaşık üç bin yıl önce demirden bir dağı eriterek yurt edindikleri Ergenekon'dan ... Devamı »»»

Yunan Gemisi Sanmıştık « İlginç olaylar

Kocatepe'nin Türk Uçaklarınca Batırılması 21 Temmuz 1974, Kıbrıs açıkları İngiltere, Türkiye ve Yunanistan'ın garantörlüğünde 1960'da resmen kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti adadaki iki etnik topluluk arasındaki ilişkileri bir sisteme bağladıysa da Türkler ve Rumlar arasındaki sorunlar bir türlü sona ermiyordu. Her iki topluluk içinde de adanın Türkiye'ye ve Yunanistan'a bağlanması için faaliyetler sürüyor, zaman zaman da saldırılar ve katliamlar meydana geliyordu. 1963, 1964 ve 1967'de kanlı olaylar cereyan etmiş ve Türkiye "soydaşlarını kurtarmak üzere" adaya silahlı müdahalede bulunmaya bile ... Devamı »»»