İlginç Yaşam Öyküleri

Oliver Wendell Holmes « İlginç Yaşam Öyküleri

Çamur. Askerlerin özellikle de piyadelerin başının belası. Bazen dünya sanki çamurdanmış gibi gelirdi. Belki de silahını ve aletlerini temizledikten sonra böyle düşünmüştü genç asker. Güneş, 1863 Mayısının güzel bir bahar sabahı, Virginia kırlarının üzerine doğmuştu. Işınlan Massachusetts 20. Piyade Alayı askerlerinin kemiklerini ısıtıyordu. Uzun bir günün yorucu yürüyüşünden sonra değişiklik bütün askerlerin hoşuna gitmişti. Yorgun kemikleriyle yere çökmüş, birkaç dakikalık paydos için sabırsızlanıyorlardı. Kıdemliler de çaylaklar da kurak toprağa aldırış etmiyordu. "Bugün süvari olmak va... Devamı »»»

Harry S. Truman « İlginç Yaşam Öyküleri

Siyah araba, terk edilmiş caddelerde sanki içindekilerin sessiz ama hararetli bir tartışma yaptıklarını anlamış gibi yavaşça, neredeyse hiç ses çıkarmadan ilerliyordu. Arka koltukta koyu takım elbiseli iki adam karşılıklı olarak oturmuşlardı. Kahverengi takım elbiseli adam son iki dakika içinde ikinci kez kaşlarını çattı. Hiddetli bir şekilde "Ama sizi yine öldürmekle tehdit ettiler" diye bağırdı. "Bunu bir dakika önce de söylemiştin" diye sessizce cevapladı gri takımlı adam. "Ama, Sayın Yargıç!" "Sam, kararım kesin" diye belirtti yargıç kesin bir dille, "Son dakikada fikrimi değiştirm... Devamı »»»

John Sirica « İlginç Yaşam Öyküleri

Miami temmuzda sıcak olur. Hem de çok sıcak. Genç adam caddede ilerlerken ortalıkta sadece birkaç turistten başka kimse yoktu. Sadece bir tek amacı vardı. En kısa zamanda tanınmış bir boksör olma arzusu ile yanıp tutuşuyordu. İstemeyerek de olsa. eğitimin önemine inanan ailesinin zoruyla üniversiteyi bitirmişti. Onlara teşekkür elti ve kendisiyle ilgili hayallerine saygı duyduğunu söyledi ama kalbi başka bir yerdeydi. Kahramanı Jack Dempsey'di. Kendi adının da Jack olmasıyla dalga geçerdi. Gitmek istediği yere vardığını anlayınca birden durdu. Kapıdaki tabelada "Spor Merkezi" yazıyordu. İşte ... Devamı »»»

Ulyses S. Grant « İlginç Yaşam Öyküleri

Yük arabası tozlu yolun kıvrımlarında ilerliyordu. Missouri'nin çok sık meydana gelen kuraklığı toprağı yine kavruk bırakmıştı. Araba yük taşımadığı halde yine de gıcırdayarak ve zorlanarak gidiyordu. Sürücü tünemiş bir şekilde oturuyor, arabadan çıkan seslerin hiçbirini duymuyordu. Oturuyor olmasına rağmen adamın kısa boylu olduğu anlaşılıyordu. Paltosu şişman gösteriyordu. Kambur duruşlu, sakallı ve çamura bulanmış adam olduğundan da yaşlı görünüyordu. Sert mizaçlı birine benziyordu, delici bakan mavi gözleri ve açık kumral saçları vardı. Çiftçilik yapan adam kestiği odunları satmak için ... Devamı »»»

Georges Clemenceau « İlginç Yaşam Öyküleri

Canı sıkılmıştı. Babası tarafından tıp okuması için aşıklar şehrine gönderilen genç öğrencinin keyfi kaçmıştı. Geniş bulvarlarda etrafını saran neşe ve eğlenceyi fark etmeden avare avare dolaşıyordu. Paris'teydi ve mevsim bahardı. Kestane ağaçlarının yaprakları yeşillenmiş, tazeliklerini sergiliyorlardı. Meyve ağaçları da çeşitlilikleri ile etraflarına renk katıyorlardı. Ağaçlara okşarcasına davranan yardımsever güneş, ortalıkta koşuşturan kalabalığın ruhlarını da uyarıyordu. Kimi zaman, sessiz mırıltılar, atlar, arabalar, gezintiye çıkmış insanlar, bisikletler, koşuşan çocuklar ve birbir... Devamı »»»

James McNeill Whistler « İlginç Yaşam Öyküleri

Bir Amerikalı'ya "West Point deyince yaşına bağlı olarak birçok renkli yanıt alacağınıza emin olabilirsiniz. Hudson Vadisi'nin yükseklerinde yer alan sarp kayalıkların muhteşem manzarasını hatırlayacaktır kimileri. Bazıları uzun gri hat imajını düşünecektir. Bir kısmı ise Lee, Grant, Eisenhower, MacArthur ve Patton'ı hatırlayacaktır. Yaşı daha büyükçe olan kimileri ise Doc Blanchard ve Glenn Davis'i hatırlayacaklardır. Birkaç kişi de MacArthur'un öğrencilere yaptığı konuşmanın "Görev, Şeref, Ülke" bölümünü tekrarlayacaktır. Sonuç olarak diyebiliriz ki, akademi, 1960 ve 1970'li yıllarda West P... Devamı »»»

Franklin Delano Roosevelt « İlginç Yaşam Öyküleri

New York, New York. Bu şehre birçok isim verilmiştir. Hudson Nehri üzerindeki Bağdat, Sodom ve Gomore ve Büyük Elma gibi. Amerika'nın en büyük şehri ve en önemli limanı. Sayısız göçmenin akın ettiği şehir. Çeşitli milletlerden insanın kaynaştığı yer. Finans, moda ve tiyatronun en son gelişmelerinin yaşandığı merkez. Kahramanlar ve zenginler yaratan şehir. Rüyaların gerçeğe dönüştüğü yer. Avukat, penceresinden aşağı, Wall Street'e doğru baktı. Aşağılarda yüzlerce başka pencere ve kaldırımlarda da bir sürü insan vardı. Sayısız noktalar gibi koşuşturuyorlar, günlük işlerini tamamlamaya çalışıyo... Devamı »»»

Lyndon B. Johnson « İlginç Yaşam Öyküleri

Her taraf toz toprak içindeydi. Toz yola sanki kar fırtınasının ilk halleri gibi dağılmıştı. Biraz kum biraz da topraktan oluşan toz rüzgarlarla havalanmıştı. Bugün rüzgar yoktu. Sadece eski arabanın egzozundan çıkan duman vardı. Sürücü yolun nereye gittiğini kestirmeye çalışıyordu. Araba ne kadar yavaş hareket ediyor olsa da kaçışan bir sığır sürüsü kadar toz kaldırıyordu. Genç sürücü ön camdan silmek için silecekleri çalıştırsa da toza ve pisliğe aldırmıyordu. Arabanın içine girmiş toz toprağa da, orta halli giysilerine yapışmış pisliğine de aldırmıyordu. Daha yola çıkmadan ceketini ve kra... Devamı »»»

Henry Ford « İlginç Yaşam Öyküleri

Genç çiftçi şanslıydı. Çiftlikten şehrin merkezine yürüyerek gidebiliyordu. Yarım günden biraz daha az sürüyordu. Teyzesinin evinden yeni işine gitmek daha da az zamanını alıyordu. Çalıştığı şehir öyle çok büyük değildi. Nüfusu 120 bine yakındı. Ancak küçük bir şehir için iş fırsatı çoktu ve gittikçe de artmaktaydı. Şehirde demir dökümhaneleri, araba ve vagon yapıp tamir eden yerler, soba, fırın, araba, pirinç ve çelik üreten ufak fabrikalar, un değirmenleri ve bira fabrikaları vardı. Tütün, puro, ilaç yan maddeleri, sabun, ayakkabı, yatak ve kibrit üretilen mallar arasındaydı. Şehirde on ... Devamı »»»

Winston L. S. Churchill « İlginç Yaşam Öyküleri

Bahçe sessiz ve huzurluydu. Etrafta duyulan tek ses ara sıra öten serçe ve ardıç kuşlarıydı. Bir de yakındaki çeşmeden gelen su sesi. Mevsim bahardı ve çiçekler renklerinin tüm canlılığıyla her tarafa yayılmışlardı. İyi bir bahçıvanın eli değmişçesine bahçedeki bütün çiçekler bakımlı, çalılar kırpılmış ve çimenler tazeydi. Yaşlı adam bahçenin kenarındaki banka oturdu. Etrafındaki tüm güzellikleri düşündü. Nemden korunmak için eski bir ceket giymişti. Etrafındaki renklerin ve güzel seslerin tadını çıkartamıyordu. Derin düşüncelere dalmıştı. Kafası da, ruhu da kederliydi. Geçmişte de kimi zaman... Devamı »»»

Charles De Gaulle « İlginç Yaşam Öyküleri

Barikatlara adam yerleştirin!" Bir kez daha bu çığlık Paris'te ve Fransa'nın başka yerlerinde duyuldu. Ama tarih 1789 değildi, 1848 de, hatta 1870 de değildi. Yıl 1934'tü ve yer yine Paris'ti. Dünya, Endüstri Devrimi'nden beri yaşadığı en zor ve sıkıntılı dönemi yaşıyordu. Milyonlarca kişi işsizdi. Sanayi devleri neredeyse fabrikalarını kapatmak üzereydiler. Büyük Savaşı izleyen kutlamalar ve eğlencelerle dolu yıllar şimdi anı olmuştu. Bolluk ülkesi olarak bilinen Amerika'da binlerce kişi ekmek kuyruklarında bekliyordu. Birkaç ay önce işlerine şoförlü limuzinlerle giden borsacılar artık Wa... Devamı »»»

Ike Eisenhower « İlginç Yaşam Öyküleri

Genç çiftçi her zamanki gibi gün ağarırken uyanmıştı. Hayatının çiftlikle alakası olmayan ilk gerçek işine doğru tozlu yolda yorgun argın ilerliyordu. O gün hava sıcak ve boğucuydu, tipik bir temmuz günüydü. Aşırı nemle birlikte sıcaklık şimdiden 25 dereceyi bulmuş, 35 dereceye çıkması bekleniyordu. Uzun saatler çalışmak zorunda kalacağı fabrika çok daha sıcak olacaktı. Ama terfi terfidir, diye düşündü. Yürüyüşü hızlanırken önündeki teneke kutuya bir tekme attı. Sadece üç ay çalıştıktan sonra "kalfalığa" terfi ettiği için daha ilk günden işine geç kalmak istemiyordu. Çalıştığı yer küçük bir f... Devamı »»»

Joseph Stalin « İlginç Yaşam Öyküleri

Ağladı. Nefret dolu gözyaşları döktü. Soğuk, acı, rahatsız edici bir nefret duygusu. Hırslandıran, kibir dolu bir nefret. Topluma ve otoriteye duyulan nefret, özellikle babasının ve kilisenin otoritesine. Özellikle de kendi otoritesini göstermekten daha ciddi bir nedeni olmadan onu hapse tıkan görevliye karşı. Nefret, evet ama umutsuzluk ve keder, hayır. Eninde sonunda birkaç gün içinde çıkacaktı. Ama sorun geri döneceğini bilmesindeydi. Bu, ilk hapsedilişi değildi. İsyan etmek onun doğasında vardı. Ilık gözyaşları yüzünden sakallarına kadar indi, tuzlu tatları dudaklarının kenarına yerleşt... Devamı »»»

Adolf Hitler « İlginç Yaşam Öyküleri

Yirminci yüzyılın başlarında Viyana sanatın, müziğin, eğlencenin ve neşenin şehriydi. Kimileri mimari güzelliğinin Paris'e rakip olduğunu iddia ediyordu. Johann Strauss -genç olan- birkaç yıl önce ölmüştü. Onun bestelemiş olduğu Mavi Tuna, şehrin sokaklarında tüm heybetiyle dolaşıyordu. Nehir kenarlarında birbirinden o kadar farklı insan yaşıyordu ki, nehre kimi zaman "Irkların Anayolu" deniliyordu. Ayrıca Viyana bir imparatorluk şehriydi. İmparator Franz Joseph 50 yıldan fazla süredir Habsburg tahtındaydı. Habsburglar İspanya'yı, Hollanda'yı ve Macaristan'ı yönetmiş, 700 yıldan fazla süredir... Devamı »»»